The Glenlivet 18

Fıçının viskiye kattığı değer malum. Tüm güzelliklerini fıçılardan alıyor viski. Yeni meşe fıçılardan burbonlu/Tennesseeli fıçılara, şerili fıçılardan Portolu fıçılara bütün fıçılar, sarının muazzam tonlarıyla morumsu kehribar arasında gidip gelen kocaman bir yelpazede olağanüstü renkler de kazandırıyor viskiye aynı zamanda.

The Glenlivet 18 de, koyu altın sarısı renginin ardında geniş bir meyve paleti saklıyor adeta. Gizli hazinesini birinci ve ikinci dolum Amerikan meşe fıçılarıyla, şerili fıçılara borçlu The Glenlivet 18. Burunda, dut kurusu, kuru kayısı, elma, çilek, nektarinden oluşan zengin bir koku profiline sahip. Meyveler, odun ve çikolatayla uyumlu bir birliktelik içerisinde. Yumuşacık burnu, derin bir nefes alma isteği uyandırıyor zihinde hemen. Arzu edilesi, parfümsü bir burun. Hatta, “büyülü” bir burun bu tam anlamıyla.

Damakta yaşattığı deneyim de tatmin edici gayet The Glenlivet 18’in. Meyvemsi/tatlı lezzetlerinin, karışık meyve aromalı bir çiklet çiğner gibi kadifemsi bir karşılığı var damakta; bir Tipitip ya da bir Şıpsevdi sanki mübarek. Uzun bitişindeki maltsılık bira içmiş hissi veriyor. Biterken bıraktığı buruk, tuzlu, zeytinli tatlar da, 2016 yılının sonbaharının sabahında Assos’ta yediğim siyah ve yeşil zeytin gibi zeytinlerin hatırasını canlandırdı yeniden. Genel olarak, dengeli, derinlikli ve zarif; ben çok sevdim.

Galatasaray’ın kurucularından Ali Sami Yen, “içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı” diye tarif eder Bahçekapı’daki Şişman Yanko’nun dükkanında gördüğü Galatasaray sarısını. İlk Türk romanı “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat”ın yazarı edebiyatçı Şemsettin Sami’nin oğlu Ali Sami, o sarıyı ve “vişneye çalan koyuca tatlı” o kırmızıyı, “bir saka kuşunun başı ile kanadının yarattığı renk güzelliğine benzer bir parlaklık” ve “ateşin içindeki renk oyunları” gibi poetik ifadelerle tasvirler, babasına öykünürcesine. Rengiyle, parlaklığıyla, olanca ihtişamıyla havalı ve şampiyon bir duruşu var The Glenlivet 18’in. Benim için biraz “Galatasaray viskisi”dir onun adı bu yüzden, “soylu” lacivert etiketine rağmen (!) 🙂

Kapak fotoğrafı: Aydan İlkbahar

Bir cevap yazın

*